Thursday, Jul 24th

Last update:03:06:15 PM GMT

Headlines:
Su Anda Buradasiniz: SİYASET
Hata
  • XML Parsing Error at 2:26. Error 7: mismatched tag

Siyaset

SES ve Türk Sağlık Sen'den Bir Günlük Grev

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Mersin Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Merkezi çalışanları 23 Temmuz 2014 çarşamba günü 2011 yılından bu yana görmezden gelinen talepleri ve hastanenin taşınması ile artan mağduriyetlerini görmezden gelen hastane yönetimine taleplerini duyurmak için SES ve Türk Sağlık Sen olarak bir günlük grev yaptı.

 Bu güne kadar taleplerini duyurmak, oluşan mağduriyetlere bir çözüm bulabilmek için defalarca yönetimden randevu talep ettiklerini belirten sağlık çalışanları bu taleplerinin yoğunluk bahanesi ile kabul edilmediğini özellikle hastanenin taşınması sırasında herkesin büyük bir özveri ve fedakarlıkla çalıştığı ama oluşan mağduriyetlere dair hiç bir adım atılmadığını belirten çalışanlar taleplerini sıralayarak en kısa sürede çözüm için adım atılmasını istedi.

Yapılan açıklamada:"Bizler Tıp Fakültesi çalışanları ücretlerdeki adaletsizliğin yanında aşağıdaki sorunların çığ gibi büyüdüğünü ve siz değerli Mersin halkı ve  basın emekçilerinin önünde açıklıyoruz. İşte bu yüzden bu emek mücadelesinde, ortak tavır alarak sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı el ele vererek daha iyi bir sağlık hizmeti vermek adına güç birliği yaptık. Sorunları ötelemek sıkıntıları hep konuşmak istemiyor, çözüm istiyoruz. Birazdan okuyacağımız sorunların ve problemlerin çözülmesi için 23 Temmuz Çarşamba günü yani bugün emekten gelen gücümüzü grev yaparak göstereceğiz.

 

1)Yardımcı sağlık ve idari hizmetlerde çalışan (hemşire, sağlık teknisyeni, memur, hastabakıcı vb.) personellere yeterli oranda performans ödemesinin yapılması.

2)Hastanenin borçları ve mevcut ödemelerinden dolayı personel ödemelerinden hiçbir şekilde kesinti yapılmaması.

3)Nöbet ücretlerinin takip eden ay içerisinde düzenli ödenmesi.

4)Riskli birim katsayılarının tekrar düzenlenerek risk oranına göre yeterli oranda ödeme yapılması.

5-Acile hizmet veren birimlere acil farkının düzenleme yapılarak ödenmesi."talebinde bulunuldu.

NKP: "Akkuyu İçin Çed Raporu Bilimsel Değil"

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Mersin Nükleer Karşıtı Platform, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulan Revize Edilmiş Akkuyu Nükleer Santrali ÇED Raporu'nun içeriğinin bilimsel Nkp: Akkuyu İçin Çed Raporu Bilimsel Değilolmadığını savunarak, ÇED süreci durdurulup Akkuyu nükleer santral projesinden derhal vazgeçilmesi için çağrı yaptı.

'Revize Edilmiş Akkuyu Nükleer Santrali ÇED Raporu' 2'nci kez Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulurken, Nükleer Karşıtı Platform (NKP) Dönem Sözcüsü ve Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Seyfettin Atar, raporun bilimsel olmadığını ileri sürdü. Akkuyu için yürütülen ÇED sürecinin Türkiye'nin taraf olduğu Rio, Bern ve Ramsar sözleşmelerine ve ÇED Yönetmeliğine aykırı olduğunu belirten Atar, ÇED sürecinin, anti demokratik ve hukuksuz bir şekilde devam ettiğini savundu.

İŞ VAADİYLE ZARAR GİZLENMEK İSTENİYOR

Formaliteleri yerine getirmek için hazırlanan revize raporun bilimsellikten yoksun, yanlış ve eksik bilgilerlerle donatıldığını, ülke gerçeğinden uzak ve ciddiyetsiz olduğunu öne süren Atar, raporda nükleer santralin bölgeye vereceği zararların, halka iş vaadi ve ekonomik kalkınma gibi bilimsel olmayan söylemler ile kapatılmaya çalışıldığını söyledi.

Raporda, depremsellik bakımından Akkuyu'ya yakın sadece Ecemiş fay hattının olduğunu ve hattın santrale zarar vermeyeceğinin yazıldığına dikkat çeken Atar, "Bilim adamları asıl zararın Akkuyu bölgesine yakın olan Kıbrıs Dalma Batma Kuşağı, Ölü Deniz Kırığı, Güney Ege Dalma Batma Kuşağı, Doğu Anadolu kırıklarının vereceğini, bu fay hatlarının hareketli olduklarını ve tarihte meydana getirdikleri 7.9 büyüklüğünde depremlerin ve tsunamilerin binlerce kişiyi öldürdüklerinin belgelendiğini açıklamıştır. Bu bilgiler ÇED dosyasında yoktur. Raporda Akkuyu'nun 'deprem bölgesinde olmadığı' ve 9 şiddetinde olabilecek bir depreme dayanıklı olacak, 20 ton ağırlığında ve 215 m/s hızda bir Phantom RF-4E uçağının çarpmasına dayanıklı gibi açık ve kasıtlı yanıltıcı ifadeler kullanılmıştır. Nükleer santrallerin güvenliği, uçak çarpmasına dayanıklılığı ile test edilemez. Buna rağmen, Japonya Fukuşima faciasını engelleyemedi. Faciadan sonra ülkedeki 54 santral kapatıldı. Japonya örneği nükleer santrallerin çok güvensiz teknolojilerin olduğunun bilimsel bir kanıtıdır" diye konuştu.

Raporda santralin, Akdeniz'in ikliminin sıcaklığı nedeniyle denizden günlük kullanılacak suyun buharlaşmasının sonuçlarının vereceği zararlar belirtilmediğini kaydeden Atar, şöyle devam etti:

ATIKLARIN 10 YIL SONRA NE OLACAĞI BELİRSİZ

"Günümüzde küresel ısınmanın bir nedeninin su buharının olduğu bir gerçekliktir. Akkuyu'ya 34 kilometre mesafede bulunan Göksu deltasının önemli bir bölümü endemik olan binlerce bitki ve hayvan türü yaşamaktadır. Göksu deltası santral projesi yüzünden çok zarar görecektir. Bu nedenle santral projesi Türkiye'nin taraf olduğu Ramsar, Bern ve Barselona sözleşmesine aykırıdır. İleri çevre teknolojilerinin dahi nükleer atıklara çözüm üretemediği, nükleer atıkların Akkuyu sahasında 10 yıl bekletileceği belirtiliyor. 10 yıldan sonra bu atıkların ne olacağına ilişkin yazılan bilgiler yeterli değildir. Dünyada bugün mevcut hiçbir nükleer teknoloji, atık sorununa kesin ve zararsız çözüm bulamamıştır"

Raporda nükleer santrallerin 'sera gazı emisyonuna sebep olmaması nedeniyle avantajlı bir konumda' olduğu yazılmış olmasının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Atar, sözlerini şöyle tamamladı:

" ÇED sürecinde Mersin halkının haklı taleplerine kulak verilmeli ve ÇED sürecinin yasal kurallara ve devletimizin imzaladığı ve yasa hükmünde olan Rio sözleşmesine uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir. Mersin halkı Büyükeceli Beldesinde yapılması planlanan nükleer santrale karşı çıkmaktadır. Bu nedenle bu iradenin karşısında içi boşaltılmış ÇED sürecinin durdurularak, Akkuyu nükleer santral projesinden derhal vazgeçilmelidir."

DHA

"TSG STADI YIKILIYOR MU ?" SORU ÖNERGESİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

CHP’li Seçer, TOKİ’nin Mersin’deki tarihi Tevfik Sırrı Gür Stadı’nı yıkarak yerine AVM ya da 5 yıldızlı otel yapacağı yönündeki iddiaları TBMM gündemine taşıdı. Başbakan’ın 13 Mart’taki Mersin mitinginde stadı yıkarak, modern bir kent meydanı yapmak istediklerini söylediğini anımsatan Seçer, “TOKİ, Başbakan Erdoğan’ın verdiği sözü mü yerine getirecek mi?” diye sordu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, 63 yıl boyunca hizmet veren tarihi Tevfik Sırrı Gür stadının yıkılıp, yerine AVM ya da 5 yıldızlı otel yapılmasına yönelik iddiaları Meclis gündemine getirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimden önce Mersin mitinginde stadın yerine modern bir kent meydanı yapmak istediklerini söylediğini hatırlatan Seçer, “TOKİ, Başbakan’ın verdiği sözü yerine getirecek mi?” diye sordu.

Seçer, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, TOKİ’nin Yenişehir Belediyesi’ne 2 ayrı yazı gönderdiğini, yazılarda AVM ve 5 yıldızlı otel projesinin gündeme getirildiğini vurgulayarak, “Yenişehir Belediyesi her iki projeye de olumsuz görüş bildirdiğini açıklamıştır. Mezitli Belediyesi de Mersin’e yeni stat yapma karşılığında, tarihi Tevfik Sırrı Gür Stadı’nı alan TOKİ’nin stadın arazisi için emsal 3 ticari alan imar planı yapmak istediği yönünde duyumlar aldıklarını bildirmiştir” dedi.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son toplantısında TSG Stadı’nın yerine yeşil alan ve kent meydanı yapılması için temenni kararı alındığını kaydeden Seçer, şöyle devam etti:

“Başbakan, yerel seçim öncesinde 13 Mart 2014 tarihinde düzenlediği Mersin mitinginde de Mersin’in bir meydanı bile olmadığını söylemiş ve belediyeyi suçlamış;  ‘Şu Mersin’in bir meydanı bile yok. Bu nasıl belediye? Bu nasıl belediyecilik? Biz böyle dar bir caddede miting yapmak zorunda mıydık? Bu seçimi aldığımızda, nasıl olsa 25 bin kişilik stadı yaptık. İnşallah bu stadı yıkarak modern bir kent meydanı yapacağız. Mersinli hem bu meydanda mitingini yapacak hem gelip gezebilecek” açıklamasını yapmıştır.”

 

TOKİ’NİN PLANLARI NELER?

Stadın son hukuki ve hak sahipliği durumunun açıklanmasını isteyen Seçer, TOKİ’nin statla ilgili planlarının olup olmadığını, varsa bunların açıklanması gerektiğini söyledi. Seçer, Bakan Güllüce’ye şu soruları yöneltti:

“-TOKİ’nin Mersin’deki tarihi stadı yıkarak yerine alışveriş merkezi ya da 5 yıldızlı otel yaptırma yönünde bir projesi bulunmakta mıdır?

-Tarihi Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın yerine park ya da kent meydanı yapılması yönünde bir çalışma var mıdır?

-TOKİ, Başbakan Erdoğan’ın Mersin mitingindeki konuşmasında verdiği sözü yerine getirecek midir?

-TOKİ; Büyükşehir Belediye Meclisi, Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın arazisinde ticari yapılaşmaya izin verilmemesi, alanın park ya da kent meydanı olarak düzenlenmesi yönünde aldığı tavsiye kararını hayata geçirecek midir?

-Büyükşehir Belediye Meclisi’nin TSG Stadı için aldığı temenni kararını uygulamayı düşünüyor musunuz? Son beş yılda TOKİ’ye Mersin’in dışındaki kaç belediyeden “temenni kararı” niteliğinde öneri gitmiş, bu önerilerden kaçı kabul edilmiştir?”

AB Uzmanından Mersin Barosu Ziyareti

AB Türkiye Delegasyonu İç Politika uzmanı Didem Bulutlar Ulusoy,Türkiye genelinde yürüttükleri kadın ve çocuk hakları ihlalleri ile çalışmalar kapsamında Mersin Baro ziyaetinde bulundu.

Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Ece Kovan Demirtaş tarafından kabul edilen AB uzmanı Didem Bulutlar Ulusoy bir süre görüştü.Mersin ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu.

Toplantı basına kapalı devam etti.Mersin Barosu'ndan yapılan açıklamaya göre,Ulusoy'un ziyaretinde  Avrupa Komisyonu'nun her yıl AB'ye katılım sürecinde olan her bir aday ülke için o ülkenin üyeliğe hazırlık sürecinde kaydettiği ilerle meyi değerlendiren bir rapor hazırladığını, Avrupa Komisyonu'nun, İlerleme Raporu'nu Türk hükümetince sunulan bilgilere, Avrupa Parlamentosu rapor ve kararları ile başta Avrupa Konseyi, AGİT ve uluslararası finans kuruluşları olmak üzere uluslararası örgütler ile sivil toplum örgütlerinin değerlendirmelerine dayanarak hazırladığını bilgilerinin paylaşıldığını,Uzman Ulusoy'un şu ifadelere yer verdiği açıklandı "AB'nin bu kapsamda  bütün illeri ziyaret ederek gelişmeler hakkında genel resmi çekmeye çalıştıklarını, toplanan bilgilerin İlerleme Raporu için Brüksel'e bildirdirildiğine yer verildi.

Baro Başkanı Antmen, Ulusoy'un ziyareti ile ilgili açıklamasında Mersin Barosu olarak tespit ettikleri konularda AB Türkiye Delegasyonu'na, özellikle Baro bünyesinde bulunan Kadın, Çocuk ve İnsan Hakları Komisyonları'nın çalışmaları ve ihlaller ile ilgili bilgi verdiklerini kaydetti. Ülke genelinde yargı ve savunmanın yaşadığı sorunlar, uzun tutukluluk süreleri, yargı paketleri konularında da görüş alışverişinde bulunduklarını dile getiren Antmen, "Yargının sorunları, çözüm yolları ile yargının daha işlevsel hale getirilmesi ve ifade özgürlüğünün kullanılmasında yaşanan sıkıntılar ile bu durumların giderilmesi için öneriler sunduk" diye konuştu.

“IRAK’A ÇALIŞANIN BORCU ERTELENSİN”

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

TISİAD Başkanı Kılıç, Irak’ta yaşanan olaylar nedeniyle iş dünyasının zorda olduğunu söyleyerek; “Irak’a çalışan firmaların borçları ertelensin” çağrısı yaptı.

Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği (TISİAD) Başkanı Nevaf Kılıç, Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak’ta ilerleyişi ile Türk iş dünyasının sıkıntılı günler geçirdiğini söyledi.

Türkiye ile Irak arasında 10 milyar doları aşan bir ticaret hacmi olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türk müteahhitlik sektörünün Irak’ta 5 milyar dolarlık iş yaptığını, nakliyecilerin ise geçen yıl Irak’a 700 bin sefer gerçekleştirdiğini anımsattı. Ancak bugün özellikle nakliye sektörünün büyük sıkıntılar yaşadığını söyleyen Nevaf Kılıç, “Nakliye sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız araç alımlarında banka kredisi kullanmaktadır. Ancak Irak’ta artan olaylar nedeniyle günlük 2 bin olan sefer sayısı bin adete kadar gerilemiştir. Masraflarımız aynı iken gelirlerimiz yarı yarıya azalmıştır.

 

“SURİYE’YE ÇALIŞANA DESTEK VERİLMİŞTİ”

 

Gerek bankalara olan kredi ödemelerimiz gerekse devlete yönelik vergi ve harçlarda indirim ve erteleme düzenlemesi için hükümetimizin harekete geçmesini istiyoruz. Öte yandan Irak’ta yatırımları bulunan veya iş alan firmaların zararlarının tazmini için de çalışma yapılmalıdır. Suriye’de yaşanan olaylar sonrasında bu ülkeye çalışan firmalara yönelik destekler hayata geçirilmişti. Bugün bu desteğe Irak’a çalışan firmaların ihtiyacı vardır. Aksi takdirde nakliye sektörü başta olmak üzere birçok sektör de ciddi daralmalar, kepenk kapatmalar yaşanacaktır” diye konuştu.

İNCİR HASADI BAŞLADI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Türkiye'de birçok meyvenin ilk hasat edildiği SiliMersin'de Erkenci İncir Hasadı Başladıfke ilçesinde toplanmaya başlanan erkenci incirin kilogramı 3 liradan satılıyor.

Silifke Ziraat Odası Başkanı Mahire Can, yaptığı açıklamada, Keben, Sabak, Senir, Nuru, İmambekirli, Evkafçiftliği ve Kargıcak mahalleleri ağırlıkta olmak üzere 300 dönümdeki incir ağaçlarından bu yıl 400 ton rekolte beklediklerini kaydetti.

Hasadın 2 ay sürdüğünü ifade eden Can, toplanan incirin başta Ankara, Antalya, Konya, Bursa ve İstanbul ile talebe göre Türkiye'nin değişik illerine gönderildiğini söyledi.

Silifke yöresi ve Göksu Vadisi'nde yetiştirilen incirin farklı lezzetiyle öne çıktığını vurgulayan Can, "Göksu Vadisi'nin mikroklima özelliğinden burada yetişen meyvelerin lezzeti farklı oluyor. En erken incir de yöremizde yetiştiği ve kimyasal kullanılmadan organik üretildiği için rağbet görüyor. Erken hasat yapıp iyi fiyattan sattığı için üreticimizin yüzü gülüyor" diye konuştu.

Üreticiler, incirin kilogramını 3 liradan satılıyor.

AA

GAZETECİ-YAZAR UĞUR PİŞMANLIK ANTAKYA’DA KİTAPLARINI İMZALADI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Gazeteci-yazar Uğur Pişmanlık, Haziran ayı boyunca İstanbul, Ankara ve Antalya gibi Türkiye’nin çeşitli kentlerinde okurlarla bulaşarak kitaplarını imzaladı ve söyleşti.

 

Uğur Pişmanlık’ın, son çıkan “Boyun Eğmeyen İnsan” kitabı, başta olmak üzere, “Antik Çağ’da Tarsuslu Filozoflar”, “Tarsus İşçi Sınıfı Tarihi” ve “Gezginlerin Gözüyle Tarsus” başta olmak üzere yayımlanmış tüm kitaplarını imzaladığı bir dizi etkinlik gerçekleştirmeye devam ediyor.

 

Edinilen bilgiye göre, Uğur Pişmanlık, 6 Haziran 2014 Cuma günü, Pasaj Cook&Book Cafe’de, 8 Haziran Pazar günü, İstanbul’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, 15 Haziran Pazar günü Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, 28 Haziran’da ise Antalya Nazım Hikmet Kültür Evi’nde kitap imza gününe katıldı.

 

Uğur Pişmanlık, şimdi ise Antakya’da kitap imza gününde okurlarla buluşacak. Antakya Kültür Derneği AALEN’in girişimi ile gerçekleştirilecek organizsyon kapsamında Uğur Pişmanlık’ın 9 Temmuz Çarşamba günü saat 17.00’de Kurtuluş Caddesinde Kitaplı Kahve’de kitaplarını imzaladı ve “Çıplak Mahallesi” belgesel filminin gösterimini  gerçekleştirildi.

 

Konuya ilişkin olarak açıklamada bulunan gazeteci Uğur Pişmanlık, yaşadığı kent başta olmak üzere, insanlık kültürüne bir katkı koymaya çalıştığını belirterek, “Bir dünya görüşü ve duruşu olan biri olarak, kişinin kendine, hayata ve insanlığa ne kattığı çok önemlidir. Bunun dışındaki şeyler daha tali durumdadır. Kendi adıma yaşama ve insanlığın gelişme sürecine kendimce bir katkı yapmaya çalışıyorum. Yazarak üretmek de bu katkılardan biridir sadece. Son çıkan “Boyun Eğmeyen İnsan” adlı kitabım başta olmak üzere diğer kitaplarımı çeşitli kentlerdeki kültür merkezlerinde düzenlen etkinlikler kapsamında imza günü yapacağım. İstanbul, Ankara ve Antalya sonra ise Antakya, Kuşadası, Tarsus, Mersin, Adana ve Eskişehir’de kitap imza günü yapacağım” diye konuştu.

 

Uğur Pişmanlık’ın bugüne kadar yayımlanmış kitapları şunlar: Kent Masalları (1997) Yorum Ofset Yayıncılık, Tarsuslu Sanatçı ve Yazarlar Antolojisi (2008) Aratos Yayınları, Antik Çağ’da Tarsuslu Filozoflar (2008) Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Tarsus Basın Tarihi/Yüz Yılık İzler (2009) Tarsus Kültür ve Dayanışma Derneği Yayını, Barış ve Aydınlanmaya Adanmış Bir Yaşam: İsmail Hakkı Öztorun (2010) Barış Derneği Yayını, Tarsus Çeşme ve Hayratları (2011) Çekül Vakfı/Mersin Valiliği Ortak Yayını, Gezginlerin Gözüyle Tarsus (2012) Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Tarsus İşçi Hareketleri Tarihi (2013) Yazılama Yayınları, Boyun Eğmeyen İnsan (2014) Mavi Kalem Yayınları.

Susanoğlu Plajı'nda "Vantilatörlü Serinlik"

Silifke ilçesine bağlı Atakent Belediyesi sıcaktan bunalan vatandaşların serinlemeleri için halk plajına vantilatörler yerleştirdi.

Sıcaklığın 40 dereceyi bulduğu Atakent Beldesinde, Belediye Başkanı Hasan Uslu, hal plajında denize giren tatilcilerin serinlemeleri amacıyla temin edilen vantilatörleri, zabıta müdürlüğünde görevli personel aracılığıyla sahile yerleştirdi.

Uslu, gazetecilere yaptığı açıklamada, beldede tatil yapanlara yönelik uygulamanın, diğer işletmecilere de örnek olması açısından önem taşıdığını söyledi.

Akdeniz Bölgesi'ni etkisini altına alan sıcakların beldelerindeki tatilcilerin yanı sıra, kendilerini de olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Uslu, "Geçen yıl sahillerde buz dağıttık. Bu yıl ise vantilatör koyup, buzlu su dağıtarak tatilcilerimizin serinlemesine yardımcı oluyoruz. Bu uygulamayı sahillerimizde bulunan işletmelere de bildirdik. İşletmeciler de önümüzdeki günlerde benzer uygulama başlatacak. Amacımız vatandaşların rahat bir tatil yapması" dedi.

Bölgede tatil yapan İbrahim Uzun da, uygulamayı ilk kez gördüklerini belirterek, "Bu yıl ilk defa ailemizle Atakent'e geldik. Kavurucu sıcaklarda vantilatörle serinlemenin keyfini çıkarıyoruz" diye konuştu.

AA

ASİAD ÜYELERİYLE İFTARDA BULUŞTU

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 

Mersin Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Emin Rıdvan Oğuz, yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi bunun içinde yurt dışı ticarOğuz: Farklı Alanlarda Yatırım Yaparak Risk Bölünmelidiretinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, amacın riski bölmek olduğunu ifade etti.

Mersin Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği (Mersin ASİAD), geleneksel olarak düzenlediği iftar buluşması programıyla üyelerini bir araya getirdi. İşadamları, Mersin ASİAD Dernek Merkezinde düzenlenen programa yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşan Mersin ASİAD Başkanı Emin Rıdvan Oğuz, "İslam dünyası olarak bir mübarek ramazan ayını daha idrak etmenin huzur ve mutluluğu içerisindeyiz. Bu iftarınızı bizlerle paylaştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diyerek bir yıl aradan sonra tekrar birlikte olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Oğuz, ASİAD olarak bir yıl içerisinde gerçekleştirdikleri faaliyetleri hakkında bilgi vererek amaçlarının işadamlarının ticari alanda daha fazla imkan elde edebilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi. Bölgesel ve ulusal bazda çok önemli programlara imza attıklarını vurgulayan Oğuz, ilimiz ve ülkemizin tanıtımına katkı sağlayabilecek programları ön planda tutarak hareket ettiklerini söyledi.

2013 yılı Kasım ayı içeresinde hem bölgesel hem de uluslararası iki ayrı program gerçekleştirdiklerini dile getiren Oğuz, "Bölgeselde perakendecilerle tedarikçileri buluşturarak Kent ekonomisine hareketlilik kazandırmaya çalıştık. Ulusal ölçekte yapmış olduğumuz programla da yabancı işadamları ile yerli işadamlarımızı bir araya getirdik. İkili görüşmeler neticesinde ihracata önemli katkılar sağlayabilecek bağlantılar kuruldu. Yabancı işadamları da ilimizin potansiyelini görmüş oldular." ifadelerini kullandı.

Bu programların yanı sıra Ticaret ve Yatırım Heyeti programlarıyla 2014 yılı içerisinde çeşitli ülkelere gezi düzenlediklerini belirten Oğuz, her işadamının yurt dışına açılma gibi bir girişim içerisinde olması gerektiğini kaydetti.

Günümüz şartlarında riskin dağıtılması amacıyla farklı alanlarda yatırımın gerekli olduğuna işaret eden Oğuz, bu yüzden üyelerden yurt dışı programlarına ilgi göstermelerini tavsiye etti. Olanakların değerlendirilmesi temennisinde buluna Oğuz, hayırlı ve Bereketli bir Ramazan dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

CİHAN

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL